Karavida / Bodrum
Fotoğraf : Mehmet AVADAN

[Anguilliformes Muraenidae
Muraena helena]

Muraenidae familyasından olan müren balıkları da yılan balıklan grubundandır. Akdeniz, Ege ve Marmara'da yaşayan belli başlı türünün bilimsel adı Muraena helena'dır. Yüz yirmiye yakın türü olan müren balıklarının boyları 15 santimden 3 metreye kadar değişir. Tropik ve astropik denizlerde 45 metreye kadar olan derinliklerde kaya kovuklarında, mercan resiflerinde ve mağaralarda yaşarlar. Müren balığının gövdesinin Ön kısmı ve kafası, gövdenin diğer tarafına oranla daha iri ve geniştir. Türlerin çoğunda, çenelerde sıra halinde çok sivri dişler vardır. Bazı türlerin damağında sivri bir diş bulunur.
Müren balığının derisi çok kalın ve gözle görülmeyecek derecede küçük pullarla kaplıdır. Bunlar deriye iyice intibak etmiştir. Solungaç boşluğunun yarığı ufaktır. Kafa sivri olup gözler ufaktır.
Karın yüzgeci teşekkül etmemiştir. Buna karşılık sırt yüzgeci kafanın ortasından başlar, gövdenin üçte birlik bölümüne kadar yükselir, kuyruğa doğru devam edip anüs yüzgecinin uzantısıyla birleşir. Bu nokta kuyruk yüzgecini teşkil eder.
Üreme mevsimi sırasında müren balıkları oldukça huysuz ve saldırgan olurlar. Bu devrede diğer yılanbalıkları gibi göç etmezler. Dişi çok sayıda yumurta döker. Yumurtalardan 5-7.5 santimetre boyunda kurdele biçiminde "ince kafalı" yavrular çıkar.





MAVİ - YEŞİL SEVDAMIZ : ÇANAKKALE

Bir tutam maviye uzanmak için bu kez Çanakkaledeyiz. Diplerinde sakladığı tarihi, farklı ekosistemi ve özlem kokan dokusuyla Ç.Kale bu sayıdaki konuğumuz. Objektifimizi bir kez daha boğazın gizemli dünyasına çeviriyoruz. Mavi-yeşil suların derinliklerinde kabarcık bırakıp bir tutam görüntü almaya gidiyoruz sevdamıza. Billur kabarcıkların güneşin pırıltısı ile süzülüp büyüyerek yükselmesini duyumsamak istiyoruz bir kez daha. Her anı özlem-hasret kokan ve tüm yaşanmışlığımızda bizi sarmalayan o görkemli mavideki yürek haykırışlarımızı denizden...[Devamı]

YAŞAM İÇİN DERSLER : "KAÇIRILAN BRİFİNG"

İki balıkadam, dalış öncesi birifinginin sadece bir sohbet olmadığını çok zorlu bir şekilde öğrendiler. Dağınık bir güverte, donanımını hazırlamakla meşgul eller, havada ıslık sesi, yeni bir dalış bölgesinde yapılacak gece dalışı beklentisi, dalıcıların dalış öncesi brifingini kaçırması işten bile değildir. Liz ve David'in hikayesini alalım. Tatildeki üniversite öğrencileri, her ikisi de advanced brövelerini çok yakında alarak sağ salim 20'den fazla dalış yapmışlar ve ikinci gece dalışlarını yapmak üzereler. Deniz cam gibiydi, dolunay vardı, ve dokuz metre kadar aşağıda berrak tropikal sular içerisinde bir resif .... [Devamı]

DENİZ DİBİ MASALLARI

Sonbaharın yazdan kalma günlerini fırsat bilip, alıp başımı, ‘Işık Ülkesi' Likya kıyılarına gittim. Bu gezinin bir bölümünü, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) yetkilileriyle birlikte yaptım. Zaten öğrenme açısından en faydalısı da bu bölüm oldu. WWF-Türkiye çalışanlarının uğraştıkları projelere bakınca insan kendini sorgulamaktan alıkoyamıyor. Onlar, bir yosunu, bir balığı, bir yengeci, bir kaplumbağayı, bir çiçek türünü, bir ormanı, bir kuşu korumak, türlerin devamını sağlamak için amansız bir çaba içinde koşuşturup dururken, bizler, büyük kent mahkumları, öldürmek, yok etmek, kirletmek, tüketmek ve tükenmek için ne kadar lüzumsuz işler ..... [Devamı]

TEK BAŞINA DALAR MISIN?

Bu sizin sualtında özgürlük biletiniz olabilir. Anlatacağım şey sizin başınıza hiç gelmediyse, öğrenip elinizi güçlendirin: Dalış teknesindesiniz, herhangi bir sebeple yalnızsınız ve divemaster sizi yeni bröve almış tamamen yabancı birisiyle eşleştiriyor. “Bir dalış eşiyle dalmalısın” diye tutturup dalış tahtasındaki isminizi kontrol ederken bir ağırlık kemerini sizin için düzenliyor. Ve ilave ediyor: “Ayrıca daha güvenlidir.” Kabullenip durumu gözden geçirirken “Bu ne kadar kötü olabilir,” diye düşünürsünüz. Düşüncenizin devamı: “Çok sevdiğim sporu yeni bir balıkadamla birlikte ........... [Devamı]

EKMEĞİNİ DENİZDEN ÇIKARANLAR

Burada çalışan Doğuluların hikâyesi ilginç… Tam filmlere konu olacak cinsten. İşte bu nedenle hiçbirinin adını vermeyeceğim. Onlar, denizi hiç görmedi, deniz kimileri için bir hayaldi. Çoğu akarsularda birkaç kulaç atmak dışında suya hiç girmedi. Ancak, hayat onlara en zalim yüzünü gösterdi. Ekmek, denizin dibinde ellerine geldi. Kimileri son nefeslerini denizde verdi........ [Devamı]

PFO VE DALIŞ ÜZERİNE ETKİLERİ

Kalbin sağ ve sol kulakçığı arasında bulunan foramen ovale adıyla anılan geçiş doğumdan sonra kapanır. Ancak insanların %30`unda bu delikten bazı durumlarda kan transferi olmaktadır. Son yılllarda bilim adamları bunun dalgıçlar üzerindeki etkisini araştırıyorlar. Foramen ovale doğum öncesi bebeklerin (fetus) kalbinin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan bir açıklıktır. Embriyon devresinde, kulakçıklardan birbirlerine kan transferi olur. Bu sayede fetusun anne karnındayken kan dolaşımı, akciğerler fonksiyonel olmadığı halde sağlanmış olur. Ancak doğumla birlikte bebeğin akciğerlerine hava dolar ve iki kulakçıktaki temiz ve kirli kan arasında oluşan basınç farkı sonucu bu delik kapanır. Ancak bu delik kapanmadığı takdirde kalp içi shunt (yol değiştirici), yani kalbin delik olması durumu ortaya çıkar ve genellikle ameliyat gerektirir. Kalbi delik kişilerde kirli kanın temiz kana karışma ihtimali yüksek olduğundan, normal hayatta bir sorunla karşılaşmasalar bile, dalış sporunu yapmaları yasaktır. Bunun dışında yapılan ............... [Devamı]

SÜNGERCİLİK

Süngerciliğin tarihine şöyle bir göz atıldığında Halikarnas Balıkçısı'nın Deniz Gurbetçileri Kitabı'nın başında ünlü tarihçi Oppianus'un şu sözleri günümüzden 1700 yıl evvel Güney Ege de sünger avcılarının var olduğunu gösteriyor. Milattan sonra III. yüzyılda yaşamış ünlü tarihçi Oppianus ''Hiçbir Çile sünger avcılarınınkinden daha .......... [Devamı]

HOPA'DAN İSKENDERUN'A ALO 158 SAHİL GÜVENLİK!

Günümüzde denizlerimizin ekolojik dengesinin korunması ve gelecek nesillere temiz olarak bırakılabilmesinde herkese büyük görevler düşüyor. Örneğin, deniz kirliliğine yol açanları tespit ettiğiniz anda onları vakit kaybetmeksizin sahil güvenlik birimlerine bildirebilirsiniz. Bunun için, Türkiye'nin her yerinden ücretsiz olarak ulaşılabilen Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın Alo-158 ihbar hattını arayabilirsiniz. 30 Nisan'da Marmaris Uluslararası Denizcilik Festivali'ndeki Deniz Kirliliği Paneli'ne katılana kadar denizlerimizdeki kirlenmeden, Sahil Güvenlik Komutanlığımızın bu konudaki çalışmalarından ve yeni Çevre Kanunu Tasarısı'ndan ............ [Devamı]

a r ş i v

---------------------------------| 2008 |---------------------------------

Mart'08

---------------------------------| 2007 |---------------------------------


---------------------------------| 2006 |---------------------------------


:: SEPHİYE :: Aylık Sualtı İnternet Dergisi ::