Tüplü Kurt / Kaş
Fotoğraf : Erol TEMELCİ

[Scorpaena porcus]
kemikli balıklardan olup denizlerin en sığ kesimlerinde, diplerde, kumluk, kayalık yerlerde yaşar. Görünüş itibariyle dikenli, büyük başlı, büyük ağızlı, siyahımsı, kahverengi çirkin bir balıktır. Rengini değiştirebilme özelliği vardır. Bu nedenle bazen kırmızımsı görünür. 10-25 cm. boyunda olur. Vücut yapısı koni şeklindedir. Ağzı çok geniş olarak açılır. Alt çene üst çeneye nazaran biraz daha küçük olup tüm dip balıkları gibi gözleri başının üstündedir. Kuyruk yüzgeci ve gövdesinin yanları dışında tüm vücudu zehirli dikenlerle kaplıdır. Özellikle birinci sırt yüzgecinin tüm dikenleri zehirlidir. Bu dikenler battığında büyük acılar verir ve yaralar açar. Varsam ve trakonyadan sonra dikeni üçüncü derecede zehirli olan bir balıktır. Hayatı aynı aileden olan Lipsos'un aynıdır. Farkları İskorpit'in Lipsos'a göre daha küçük olması ve renginin koyuluğudur. Yengeç, ahtapot yavrusu denizanası, karides besin zinciri içerisindedir.





AKLIM KEMER'DE KALDI

Gerçekten dalış açısından dopdolu bir hafta sonunu geride bırakarak döndük Ankara'ya... Dönmesine döndük de benim aklım Kemer'de kaldı... Her şey bir balıkadamın istediği kıvamdaydı doğrusu: The Rivero Hotel, Suat Hocamın dalış merkezi, tekne personeli, Mehmet Kaptan ve tabii grubumuz....

Bu kez yolculuk başlangıcındaki sohbetin koyuluğuna Cengiz Kaptanın dalgınlığı da eklenince TŞÖF'de çay molası vermek mümkün olmadı Ankara Kemer yolculuğunun tek molası Afyon'da verildi... [Devamı]

YAŞAM İÇİN DERSLER : "TÜP DEĞİŞTİRMEK"

Kötü hazırlanmış bir plan bir dalıcıyı dipte iki tüple ve fakat havasız bırakıyor. John Ron'u kolunun altında ekstra bir tüple çıpa halatından aşağıya doğru kayarken gördüğü güne kadar her türlü şeye tanık olduğunu düşünüyordu. Tüpe takılı bir regülatör olmadığı gibi tüp Ron'un ekipmanına da bağlı değildi; haliyle John tüpün tekneden düşmüş olduğunu düşündü. John tüpü alıp tekneye götürmeyi teklif etti ancak karşılığında Ron ona dostça el salladı ve yanından resife doğru yüzerek uzaklaştı. Mantıklı bir açıklaması olduğunu düşündü, omuzlarını silkerek dalışına devam etmeye karar verdi. Arkadaşını yaklaşık onbeş dakika sonra yeniden........ [Devamı]

SESSİZ GEMİLER

İstanbul'un Karaköy semtinde yer alan Türkiye Denizcilik İşletmeleri Tarih ve Sanat Merkezi'nde, yaklaşık 164 yıllık denizcilik tarihimizin sularında gezinebilirsiniz. İstanbul peş peşe açılan yeni kuruluşlar ve özel kişilere ait müzelerle giderek zenginleşip bir kültür başkenti olma yolunda hızla ilerliyor. Kimi kuruluşlar müzelerinde 600 yıllık Osmanlı'nın kültür mirası objelerine yer verirken, kimileri de kendi tarihlerini anlatıyor. Karaköy'de belki de önünden geçtiğimiz halde fark edemediğimiz Denizyolları Müzesi, ya da tam adıyla ‘Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. Tarih ve Sanat Merkezi' de bunlardan biri. Karaköy rıhtımında............ [Devamı]

ÇOK BASİT ŞEYLER

Pek çok konuda olduğu gibi dalış ve dalış emniyeti hakkında da önyargılar ve yanlış bilgilerle doluyuz. Şimdi hemen “evet biliyoruz, bazıları dalışın ne kadar az riskli olduğunu bilmiyorlar” diyebilirsiniz. Burada amaç size bunu bir kez daha belirtmek değil. Esas olay bile bile yaptığımız hatalar. Çünkü bilmek uygulamak değil. Yani biz emniyetli olduğunu iddia ettiğimiz dalışın emniyetli olmasını sağlayan kurallara uyuyor muyuz? Böyle olmadığını Kanada'da yapılan istatistikler açıkça gösteriyor. Ben de size aşağıda, bu istatistiklerden ortaya çıkan bazı sonuçları ve tedbirleri sunacağım. Amaç karamsar, ..... [Devamı]

KOMPRESÖRLER

Kompresörler gazları sıkıştırmaya yarayan makinelerdir. Kompresörde sıkıştırılan gazlar, tüplere aktarılarak depolanırlar. Bir anlamda kompresör SCUBA için olmazsa olmaz anlamda bir makinedir. Öyle ki, gazların sıkıştırılabilmeleri mümkün olmasaydı, tüplere dolumu da mümkün olmayacak ve SCUBA söz konusu dahi edilemeyecekti.

SCUBA dışında da kompresör kullanımı oldukça yaygındır. Benzin istasyonlarında lastik şişirmek ve basınçlı su elde etmek amaçlı olarak, diş hekimlerince basınçlı hava temin ederek, aletleri çalıştırmak amacıyla, sanayide boya püskürtme amaçlı, inşaat sektöründe pnömatik iş makinelerini çalıştırma amaçlı… Hemen hemen kullanılmadığı alan yok gibi... [Devamı]

16 mm BALIKGÖZÜ GENİŞ AÇI OBJEKTİF

16 mm fisheye (balık gözü) geniş açı objektif, özellikle housing sistemleri ile fotoğraf çekmeye başladıktan sonra tanıştığım bir objektiftir. Geniş açı sualtı fotoğrafının önemli özelliğini, yani bulunulan ortamı en etkileyici şekilde ifade etmemizi sağlamasındaki başarısı bu objektifin değerini arttırmaktadır. Sualtında iyi fotoğraf çekmedeki en önemli unsur objeye olabildiğince yaklaşabilmektir. Bu size o objenin iyi aydınlatılmasını sağlar. İşte balık gözü genişaçı objektif de bu nedenle sualtında çok iyi sonuç vermektedir. 180 derecelik görüş açısı ile çok geniş bir alanı kadrajınıza dahil ederken, yakınınızdaki objeleri de küçük olarak görürsünüz, bu nedenle daha fazla yaklaşarak obje ile housing arasındaki suyu azaltırsınız, bu da size daha net ve iyi aydınlanmış bir fotoğraf olarak geri döner. 16 mm balık gözü objektifi karada kullandığınızda kadrajınızın sağ ve sol uçlarının konkav hale geldiğini görürsünüz, oysa sualtında bu etki rahatsızlık vermeyecek kadar az halde görülür. Yine de ana konuyu sağ veya sol köşelere.................. [Devamı]

NEBAT DEYİP GEÇME!

Yanda gördüğünüz güney sahillerimizde hızla serpilip büyüyen terörist yosun. Yandaki fotoğraftaki göz alıcı yosun ise Fransa, İtalya, İspanya ve Hırvatistan'ın başına bela olan terörist yosun. Katil olanı değilse de, terörist olanı Türkiye'nin güney sınırlarında ilerlemesine hızla devam ediyor. Katil yosunun gelmeyeceğinin garantisini ise kimse veremiyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin mücadele kararı aldığı bu iki yosun türü, balıkçıların ağlarından teknelerin çapalarına kadar buldukları her yolla yedi iklim dokuz bucak dolaşmaya.................. [Devamı]

SOLAR RADYASYON VE DERİ

Güneş, dünyamız için vazgeçilmez enerji kaynağı olarak canlıların günlük yaşantılarını etkileyen, değişik dalga boyunda ışınları ve bu ışınların değişik güçteki etkileri ile biyolojik olayları başlatan, sürdüren, hızlandırıp yavaşlatan ve sonuçlandıran güçlü bir düzenleyicidir. Ultraviyole ışınları, tıbbın birçok alanında olduğu gibi dermatolojide de tanı ve tedavi amacıyla kullanılırlar. Ultraviyole ışınları, yer yüzüne ulaşan solar radyasyonun yaklaşık % 5' ini oluşturur ve dalga boyları 100-400 nm arasındadır. Bunun % 95-98'i UVA, % 2-5' i UVB'dir, UVC ise yeryüzüne ulaşmadan stratosferik ........... [Devamı]

a r ş i v

---------------------------------| 2008 |---------------------------------

Mart'08

---------------------------------| 2007 |---------------------------------


---------------------------------| 2006 |---------------------------------


:: SEPHİYE :: Aylık Sualtı İnternet Dergisi ::