 |
 |
 |
Scorpion Fish / St. John Island
Fotoğraf :
Mehmet AVADAN |
|
 |
 |
[Tetraodontiformes Tetraodontidae
Tetradon spacieus]
Tetraodontidae familyasından olan balon balığının Akdeniz’de yaşayan türleri Tetraodon spacieus ve Tetraodon lagocephalus’tur. Ege ve Marmara’da nadiren rastlanır.
Balon balığı, tropik ve sıcak denizlerde ve onların kara sularında, mercan resiflerinin arasında yaşar. Ortalama boyu 40 cm. olup, şiştiği zaman daha da büyür.
Normal durumunda gövdesinin alt kısmı yassıdır. Sırt yüzgeci küçük ve geride, anüs yüzgeci de aynı büyüklükte ve bunun hemen altındadır.
Balon balığı kımıldayamayan ya da çok ağır hareket eden avları yakalar. Korunma bakımından, çevreye kolaylıkla uyan renklerine ve bir savunma yöntemi olan şişme niteliğine güvenir. Balon balığının derisi serttir ve üzerindeki pulların yerini sırtında ve kafasında, dikleşebilen dikenler almıştır.
Bazı balon balıklarının sırtları beyazdır. Bazılarının ise sırt renkleri karnına kadar
denizlerde yaşayan bazı türlerin sırtı yeşilimsi veya mavimsi siyahtır. Mercan resiflerinin etrafında görülenlerin ise mavi ya da morumsu kahverengidir. Yanlarında beyaz benekler, hareler ya da çizgiler vardır.
Balon balığının en önemli ve ilginç özelliklerden biri de şişebilmesidir. Bundan dolayı da “balon balığı” ismini almıştır. 20cm. boyundaki bir balık denizdeyken içine 1 litreye yakın su çekip adeta bir balon biçimini alır. Bu durumda dengelerini kaybettiklerinden deniz yüzeyine çıkıp ters dönerler. Su mideden uzayan bir keseye gider. Suyu burada iki uçta kaslı bir kapakçık tutar.
Dişleriyle mercan parçalarını koparır, ezer ve bunların canlı kısımlarını sindirirler. Yumuşakçaları da ezerek yutarlar. Başlıca besinleri deniz salyangozları, mercan parçaları, yengeçler, deniz solucanları ve çeşitli yumuşakçalardır.
Şişebilen gövde ve dikenli deri balon balığının tehlikeden korunma araçlarıdır. Bu balığın pek çok türünün diğer bir savunma aracı da gövdelerinde bulunan zehirdir. Bu zehrin insanlar üzerinde büyük etkisi vardır. Genellikle balon balığının bazı türleri deniz hayvanlarının en zehirli olanları arasında sayılır. Zehir karaciğer, bağırsak ve üreme organlarındadır. Bazen deride ve kaslarda bulunur.
Büyük Okyanus’un güneyinde yaşayan zehirli balon balıklarının salgıladıkları maddeyi Polinezyalı yerlilerin mızraklarına sürdükleri söylenmektedir. Bu adada yaşayanlar balığa “maki-maki” yani “öldüren” adını vermişlerdir.
|
|
 |
|
 |
 |
|
|
Bir Fotoğrafçı... Sergun AYDAN |
MÜKERRER DALIŞ TABLOLARININ HESAPLANMASI |
 |
Hepimiz mutlaka, dalış hayatımızda en az bir kere, bir dalış kartındaki mükerrer dalış tablolarını kullanmışızdır. Peki hiç merak ettiniz mi bu mükerrer dalış tablolarındaki rakamlar ve harfler nasıl bulunuyor diye? Eğer merak ediyorsanız, sizi ilginç ve biraz uzun bir yazı bekliyor... Bu yazımda sizlere, dalış kartlarında sıkça kullandığımız, mükerrer dalış planlamalarında kullanılmak için tasarlanan dalış tablolarının birçoğunun nasıl hazırlandığını, kullanılmalarına neden ihtiyaç duyulduğunu, bu tablolardaki grup harflerinin, yüzey .. [Devamı] |
|
DENİZ KÜLTÜRÜ VE BİZ |
 |
Geçtiğimiz hafta sonu ikincisi yapıldı…
2. Uluslararası Deniz Kültürü Festivali…
Hani hep söylenir ya…
“Biz bir türlü denizci millet olamamışız. Etrafımız denizlerle çevrili bir yarımadada yaşamamıza rağmen çoğunluğumuz hala karacıyız. Denizi ve denizcilik kültürünü bir türlü içselleştirememişiz. Üç tarafı denizlerle çevrili olan; ama, çoğunlukla, sırtı denize dönük yaşayan bir milletiz, biz”…
İşte, hep yakınılan; eksikliğinden şikayet edilen bu yanımızı geliştirmek için atılan nadir ..... [Devamı] |
|
GİZLİ KUMSALLAR |
 |
Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde keşfedilmemiş kumsal elbette yok. Ancak bazı kumsallar diğerlerine oranla çok daha bakir. Nedeni ulaşımın zor olması ya da yatırımcıların henüz keşfetmemesi.
Sadece meraklılarının bildiği bu kumsalları araştırdık.
Nasıl gidileceğini soruşturduk.
Bunun için Marmaris'in Börtübet Koyu, Fethiye'nin Kabak koyu, Kandıra'nın Seyrek beldesi ve ülkemizin Karadeniz kıyısındaki en batı sahili İğneada'yı mercek altına aldık... [Devamı] |
|
KALKAN BİR ADIM ATSA, COTE D'AZUR OLACAK... |
 |
Dünkü yazımda, bu yaz Cemre ile yaptığımız uzun bir deniz gezisinin Yunan adaları bölümünü aktarmıştım. Bugün de Bodrum'dan Kekova'ya kadarki şeridi anlatacağım. Hem de bir dalıcı gözüyle. Zira Cemre ile birlikte dalıyoruz da...
Dünkü yazımda, bu yaz Cemre ile yaptığımız uzun bir deniz gezisinin Yunan adaları bölümünü aktarmıştım. Bugün de Bodrum'dan Kekova'ya kadarki şeridi anlatacağım. Hem de bir dalıcı gözüyle. Zira Cemre ile birlikte dalıyoruz da...
Bana “Bu bölgenin yıldızı hangi şehir?” derseniz, hiç tereddüt etmeden Kalkan derim...... [Devamı] |
|
GERİSOLUTUCULAR |
 |
Aslında gerisolutucu adıyla anılması yaygın değildir. Yaygın olarak “rebreather” olarak kullanılıyor. Ancak dostum, arkadaşım Ata Burak Çakaloz, “Aletli Dalış Teknikleri” adlı kitabında “gerisolutucu” ismini kullanmış ve ben de çok yerinde bulmuştum. Konunun başlığına gerisolutucu yazmam bu yüzdendir. Zaten orijinal ismi olan rebreather'i Türkçe'ye çevirdiğinizde, gerisolutucu anlamına geldiğini de düşünürsek, pek hata yapmış da sayılmam. Gerisolutucularda sadece hava kullanılmaz; nitroks (Nitrox), helioks (Heliox), trimiks (Trimix) gibi karışım gazlar da gerisolutucularda kullanılır. Esasen geri solutucular...... [Devamı] |
|
İÇ KULAK BAROTRAVMASI |
 |
TT, 33 yaşında, erkek, 2 yıldız eğitmen...
Gökçeada'da dalış eğitimleri yapıyorduk. Gün boyu in-çık kulaklarım iyice sıkıştı. Asistan eğitmenin aşağıya indirdiği kursiyerlere yetişmek için biraz da kendimi zorladım. Sağ kulağımı açabilmek için bütün gücümle bir valsalva yaptım. Ha açıldı, ha açılacak derken birden bire şiddetli bir baş dönmesi ile kulağım çınlamaya başladı. Eğitmen arkadaşıma işaret etmek istiyor, ancak bir türlü kendisine doğru dönmeyi beceremiyordum. Hızla çıkmışım. Yukarıya çıkınca bir miktar kustum. Başımın dönmesi o kadar şiddetliydi ki, tekneye çıkmaya gayret ettikçe suya tekrar düşüyordum. Kulağım doluydu ve ..[Devamı] |
|
SALVADOR VE MEFKURE GEMİLERİNİN HAZİN HİKAYESİ |
 |
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'de yaşananlar bir bir tartışılmaya başlarken, Yahudileri taşırken batan gemiler pek gündeme gelmedi. Şimdiye kadar onlardan sadece Struma'nın adı anıldı. Struma'yla aynı akıbete uğrayan gemilerin diğerleri ise Salvador ve Mefkure idi.
12 Aralık'ta Salvador gemisi batalı tam 60 yıl olacak, ama çoğumuz onun adını bile hiç duymadık. Oysa kesin olmamakla birlikte, araştırmacıların kabul ettiği rakamlara göre Salvador gemisinde 230 kişi, Mefkure'de ise 372 kişi ölmüş ya da kaybolmuştu. Salvador 1940'da İstanbul'dan, Mefkure ise 1944'de Köstence'den, henüz İsrail devleti kurulmadığı için Yahudilerin .... [Devamı] |
|
a r ş i v |
---------------------------------| 2009 |---------------------------------
---------------------------------| 2008 |---------------------------------
---------------------------------| 2007 |---------------------------------
---------------------------------| 2006 |---------------------------------
|
|