Denizanası / Kaş
Fotoğraf : Cihan ÜNAL

[Perciformes Umbrina Cirrosa Sciaenidae ]
Karadeniz'de "götek" ve "kötek" balığı diye de adlandırılan minakop balığı Sciaenidae familyasındandır. Bilimsel adı ise Umbrina cirrosa'öır.
Ortalama boylan 40 cm. olan minakopların 90-100 cm. boyunda ve 20-25 kg. ağırlığında olanlarına rastlanır. Minakop dibe yakın gezinen, ılıman denizlerde yaşayan ve bütün sularımızda bulunan bir balıktır. Bir bölümü yaşadıkları bölgeyi terk etmez, bir kısmı ise sonbaharda Karadeniz'den Marmara'ya iniş, ilkbaharda da Marmara'dan Karadeniz'e çıkış yaparlar. Nehirlerin döküldüğü kıyılan tercih eden minakopların en irileri Karadeniz'de bulunur. Minakopun gövde yapısı elips şeklinde olup yan taraflanndan yassıdır. Sırtı kamburca, kafası gövdesine oranla küçüktür. Ağzı küçük olan minakop balığının üst çenesi alttakine oranla daha ilerde ve aşağı doğru meyillidir. Alt çenede küçük bir bıyık bulunur. Çenelerinde batıcı dişler yoktur. Burun kısa ve küt, gözler normal büyüklüktedir. Minakopun yüzgeçlerinin hepsi gelişmiş olup, birinci sırt yüzgeci üçgen biçimindedir. İkincisi ise kuyruk yüzgecine doğru uzar. Kalın derisi iri pullarla Örtülüdür. Sırtı koyu gri, yanları gümüşi beyaz, karnı ise beyazdır.





İLHAM VEREN GÜZELLİK : DENİZYILDIZI

Güzelliğiyle insanoğluna ilham veren,hayrete düşüren bir iştaha ve şaşırtıcı bir yenilenme yeteneğine sahip olan denizyıldızları deniz eko sisteminin önemli bir parçası. Tankerlerin balast suları ile doğal ortamından farklı denizlere taşınan türleri kimi zaman tehlike yaratsa da, günümüzde, özellikle bazı gösterişli denizyıldızı türlerinin hızla azalıp yok olduğunu unutmamak gerek. Fransızların deniz ürünlerine olan merakı herkesçe bilinir. Rivayete göre, 20. yüzyılın başlarında Fransız balıkçılar midye toplarken avlandıkları bölgede gördükleri denizyıldızlarını toplamış ve parçalara ayırıp tekrar denize atmışlar. Balıkçılar bir süre sonra... [Devamı]

DEKOMPRESYON DALIŞLARI İÇİN 21 ÖNERİ

Bir zamanlar bu konuda konuşmak yasaktı, bugün her balıkadamın dalış becerileri arasında, uygun dekompresyon prosedürlerinin yer alması, şarttır.

Dalış tarihi güncellendi:
Şnorkeller dışarı, dekompresyon beklemeleri içeri.

Dört sebebi var:
Artık biliyoruz ki her dalış dekompresyon dalışıdır. Gaz soluyorsunuz veya soluyacaksınız.Yüzeye çıkış için çok fazla kural vardır ve hiçbiri yeterli değildir: Devam edelim. Güvenlik beklemeleri bir dekompresyon beklemesidir. Yavaş çıkış hızı bir dekompresyon tekniğidir. Bir dekompresyon dalışı yapan balıkadamsınız, kabul edin veya etmeyin.

İstiyoruz. Uygun eğitim, beceriler ve donanımla birlikte, zor kazanılan dolarları artırmak dahil, hiç bir şey sportif dalış yapan balıkadamları, bu çok bilinen teknikler kadar meşgul etmemiştir. Özellikle bir sonraki sebep göz önüne alınırsa: ............[Devamı]

AKINTILAR ADASI : "COZUMEL"

Cozumel, Meksika'nın Yucatan yarımadasının kuzeydoğu 19 km açıkta, 53 km uzunluğunda ve 15 km genişliğinde bir ada. Güçlü akıntıları ve yüksek görüş mesafesi ile tanınan bu dalış cenneti, Karaiplerde dolaşan büyük gemilerin de uğrak yeri. Cozumel'in Maya dilindeki kelime anlamı kırlangıçlar adası ama biz nedense adada kaldığımız bir hafta boyunca hiç kırlangıç göremedik. Ancak bu bizi hiç üzmedi çünkü inanılmaz sayıda rengarenk balıklar ve son derece cana yakın Meksikalılar bizim için yeterliydi. Cozumel'e Ankara'dan yaklaşık 24 sat süren yorucu bir yolculuktan sonra gece....[Devamı]

GİZEMLİ BATIK "SAN DIDIER "

Battığı dönemde Antalya halkının Sosyete batığı olarak tanımladığı ve gerçek ismi "San Didier" olan batığı görmek için yüzlerce su altı sever dünyanın dört bir yanından Antalya'ya geliyor. Ben de, Antalya Yat Limanının bir kilometre açığında yorulmaz bekçisi diye bilinen şamandıranın altında yatan batık hakkında bilgiler toplamak için gece gündüz internet başından kalkmadım.Su altı harikalarını ve batıklara olan ilgim çok ancak kulaklarımda olan rahatsızlık nedeniyle bir türlü bu güzelliklere dalamanın üzüntüsü içindeyim. Ama yine de ben........[Devamı]

SON YUNUS...

Çocuklar sevindiler, büyükler mutlu oldular.

Marmara Denizi'nde bir yunus...

Belki milyonlarca yıl önceden, var oluşundan bu yana gülen yüzü yine gülüyordu. Suyun üzerinde tek başına zıplarken fotoğrafını çektiler.

Benim ise canım sıkılır.

Yunus...
Yunus...

Kaç git yunus...

Sen o denizi bilmezsin. O deniz yeryüzünün en güzel deniziydi. Dünyanın en renkli balıkları o denizde oynaşırdı. O denizin üzerinde kayıkçıların türküleri dalga dalga dolaşırdı.

Biz o denizi zehirledik yunus.....................[Devamı]

GEMİLER KALKAR YÜREĞİMDEN SESSİZCE...

Boy boy ahşap tekneler... Kimi yalı sandalı, kimi balıkçı. Aralarında Şirket-i Hayriye vapuru da var, İngiliz yapımı römork da. Ortak noktaları aynı elden çıkmaları, denizde yüzmemeleri ve küçük olmaları. Çünkü hepsi birer maket. Bir ustanın aylarını, yıllarını verdiği el emeği göz nuru gemi modelleri onlar. Asılları İstanbul'da uzun zaman önce ortadan kaybolmuş olsa da modeller hâlâ kendilerini gösterebiliyor; İstanbul'un denizcilik tarihine göz atmak isteyenlere canlı birer tarih olmayı başarabiliyor. Kısacası, hepsi gerçeğin küçük ölçekli kopyaları. Eski ahşap tekneleri küçük........[Devamı]

SUALTINDA SU KOYVERMEK

Eh bari koyvereyim demeye kalmadan kasık ve bel bölgesini saran bir sıcaklıkla regülatörden derin bir nefes (ya da oh) çekip mayışmış bir suratla dalış eşine OK işareti verirsiniz. Tekneye çıkmazdan evvel henüz sudayken elbiselerinizi çıkarmanızdan durumu çakozlayanlar hafiften bıyık altı gülümserler size. Bence bu durumda yüzünüzün kızarmasına hiç gerek yok. İddia ediyorum ki sudayken su koyvermemiş dalgıç yoktur. Eğer “ben dalıştayken işemedim” diyen varsa ya yalan söylüyordur, ya da dalışa yeni başlamış olup henüz o malum durumla karşılaşacak dalış sayısına (ve dalış süresine) erişmemiştir. Peki bu durum neden kaynaklanıyor? Neden normal yaşantımızda bu kadar sık çişimiz gelmezken dalış esnasında hiç de seyrek olmayacak düzeyde koyverecek aşamaya kadar sıkışırız? Bu yazıda sualtında su koyvermeyi ve etkileyen faktörleri ele alacağız. Dalış esnasında idrar miktarının artışı genellikle, normalde bacaklarda göllenmiş olan kanın gövdeye doğru kaymasıyla kalbe dönen kan miktarı artması, bu hacim artışının da kalpte.........[Devamı]

DONANIMINIZI İYİLEŞTİRMEK İÇİN 57 ÖNERİ

Regülatörler (Öneriler 1-11)
Derinlerde kolayca hava temin ediyor, son derece uzak buz dalışlarına gittiğinizde donup kalmıyor, mükemmel. Sadece onun ağız ağrısına neden olmamasını ve kan dolaşımınızı engellememesini istersiniz. Aynen deneyin:
1) Ağızlığı değiştirin. Regülatörünüzün üzerinde gelenin hemen hiç bir özelliği olmaz. Ağızlık standart değiştirilebilir elemandır ancak çok farklı çeşit ve ölçüde gelir. Konfor için bir özel tasarım Aqua Lung'ın “Comfo-Bite” modeli ağızlığıdır. Bir diğer seçenek olan “SeaCure” modeli ağızlık tam.............[Devamı]

a r ş i v

---------------------------------| 2008 |---------------------------------

Mart'08

---------------------------------| 2007 |---------------------------------


---------------------------------| 2006 |---------------------------------


:: SEPHİYE :: Aylık Sualtı İnternet Dergisi ::