SEL SUYUNUN ALTINDA UMUT ARIYORLAR


Geçen hafta Tekirdağ ve İstanbul’da yağan şiddetli yağmur ve sel baskınları geride Nuh Tufanı’nı andıran bir tablo bıraktı.

En büyük yıkımın gerçekleştiği Selimpaşa’da, selin denize sürüklediği vatandaşların bir bölümünü balıkçılar kurtardı, bir kısmını da balık adamlar...

1.5 yaşındaki Dila Manav başta olmak üzere kaybolan selzedelere yönelik arama/kurtarma çalışmalarını İstanbul Deniz Otobüsleri’ne (İDO) bağlı olarak çalışan balık adamlar yürüttü.

Sualtı kamerasından dalış bilgisayarına, kablosuz konuşma sisteminden sualtı fenerine teknolojik donanımlı ekipmanlarla zor şartlar altında çalışan İDO’nun balık adamlarından Yaşar Tardu ve Kenan Karabiber suyun altında nasıl umut aradıklarını anlattı.



Dalış bilgisayarlarıyla önlerini görüyorlar


Denizde arama/kurtarma faaliyeti yürüten dalgıçlar olay yerine geldiğinde ilk olarak çalışmalarının yapılacağı bölgeyi belirliyor. Koordinat belirleyen dalgıçlar dalış bilgisayarıyla dalış alanını tespit ettikten sonra özel giysilerini giymeye başlıyor. Giysileri kışlık ve yazlık olarak ikiye ayrılıyor. Kışlık olanlar hiçbir şekilde su geçirmiyor ve vücudu kuru tutuyor. Yazlık olanlar ise su geçiriyor. İçlik, denge dalış yeleği, tüp, fullface, başlık ve palet giyen dalgıçlar, siyanür gibi kimyasallardan, vurgun ve buna benzer tehlikelerden etkilenmemek için önlemlerini aldıktan sonra zodyaklara atlayıp önce yüzeyden arama/kurtarma çalışması yapıyor. Yüzey defalarca arandıktan sonra sıra, deniz dibine geliyor. Deniz dibini tarayarak, tabandaki cisimlerle ilgili bilgi veren “echosounder” yardımı ile batan araçların yerleri tespit ediliyor. Echosounderdaki verilerle nokta dalışı yapan balık adamlar çekiç ve balta ile camını kırdıkları arabalarda canlı arıyor. Eğer içeride kimse yoksa sıra aracın çekilip çıkarılmasına geliyor. Arabalar tek tek çelik ve örme sapanla bağlanıp iş makineleri eşliğinde karaya çıkarılıyor.

Selimpaşa’da kola takılan mini bilgisayarlarla 18 metre daldılar


Eğer denizde görüşü engelleyen bulanıklık gibi bir durum yoksa balık adamlar dalıştan önce sualtına özel kamera gönderiyor. Derine indirilen kamera yukarıya görüntü yolluyor. Bu görüntüler dikkate alınarak dalış yapılıyor. Ancak Selimpaşa’da, sel suları denize çamur taşıdığı için görüş mesafesi sıfırdı. O nedenle balık adamlar ne sualtı fenerlerini kullanabildi, ne de sualtı kameralarını... Selimpaşa’da dalgıçlar 18 metre derine kadar inmişlerdi. Görüşün sıfır olduğu bu türden bulanık sularda derine inmek için önce dalış yapılacak alanın koordinatları belirlenip kola takılan mini bilgisayara yükleniyor.

Görüş mesafesi yoksa el yordamıyla bulmaya çalışıyorlar

Mini bilgisayarla koordinatlar belli oldaktan sonra dalgıçlar ya refakatçi eşliğinde hortumlu dalış yapıyor ya da kılavuz halatlar eşliğinde... Derine inen dalgıç hortumun bir ucunu ağzına takıyor; hortumun diğer ucu ise yukarıda onu bekleyen zodyaktaki yardımcılarında kalıyor. Zodyaktakiler dalış yapan dalgıcı çıkardığı hava kabarcıklarından takip ediyor. Kabarcıklar çıkmazsa hortum yukarı çekiliyor. Dalgıç hortuma bağlı olduğu için o da yukarı çıkıyor bu sayede... Aynı şey bir ucu zodyakta olan diğeri de dalgıca bağlanan kılavuz halatla da yapılıyor. Bu arada görüş mesafesi sıfır olan yerlerde bütün aramalar el yordamıyla cisimlere dokunarak yapılıyor. Selimpaşa’da da denizde kaybolan selzedeler aynı şekilde arandı. Çok yönlü arama/kurtarma eğitiminden geçen dalgıçlar deniz yüzeyinde boğulmak üzere olan birini gördüklerinde hemen arkadan yaklaşıp, yüzü gökyüzüne gelecek şekilde tutuyor. Çene altından ve sırtından onu iyice kavradıktan sonra nefes almasını sağlayarak onu kıyıya ya da zodyaka taşıyor. Eğer müdahale ettikleri kişi ölmüş ise vücuduna bağladıkları bir halatla onu önce deniz yüzeyine çekiyor, ardından da sürükleyerek kıyıya taşıyor.

Fullface maske hastalıktan koruyor


Fullface adlı özel maske sel suyunda bulunan, hastalık yapan parazitlerden koruyor. ‘Kuru elbise’ soğuk havalarda giyiliyor.

Balık adam olmak her yiğidin harcı değil

Arama/kurtarma faaliyeti yürüten dalgıç olabilmek için önce uzun ve zorlu bir çalışmayla çift yıldız CMAS sertifikası almak gerekiyor. Bu sertifika da yetmiyor. Denizcilik Müsteşarlığı Liman Başkanlığı’nın düzenlediği sınavları geçip “Profesyonel Sualtı Adamları Belgesi” alınıyor. Bu sınavı düzenleyen kurulun arasında SAT Komandoları ve üniversitelerden uzman ekipler de var. Sınavı geçmek onların deyişiyle “Öyle her yiğidin harcı” değil... Balık adam olacaklarda çok ciddi bir arama/kurtarma bilgisi, deniz altında kaynak yapmak, delinen gemi yüzeylerini onarmak, çevik ve atik olmak gibi meziyetlere sahip olma şartı aranıyor. İDO’nun gözbebeği dalgıçlarından biri olan Kenan Karabiber, 20 yıllık prefosyonel bir balık adam. Karadenizli bir ailenin oğlu. “Gözlerimi açtım, denizi gördüm” diyen Karabiber, Türkiye’nin en önemli SAT’çılarından biri olan Kurmay Albay Dursun Dinçer’den etkilenerek bu işe girdiğini söylüyor: “Denize alışan, dalışa alışan bir daha bırakamaz. Bu iş bizim için bir sevda olmuş artık” diyor. Yaşar Tardu ise, “Hani şarkıcılar, ’Ben çocuk yaştan beri şarkı söylerim’ derler ya... Bizim de o misal. Kendimi bildim bileli denizdeyim. 25 yıl önce sportif amaçlı olarak dalmaya başladım. Beş yıl sonra da profesyonel oldum” diyor.

Dalgıçlara gerekli olan ekipmanlar
• Dalış elbisesi
• Tüp
• Acil durum tüpü
• Palet
• Çorap
• Başlık
• Kompresör
• Kablosuz konuşma sistemi/telsiz
• Echosounder n CPS n Gece görüş sualtı kamerası
• Dalış bilgisayarı
• Marin telsiz
• Sulaltı feneri
• Hidrolik makas
• Sualtı kamerası
• Ağırlık kemeri
• Fullface
• Dalış regülatörü
• Denge dalış yeleği (BC Yelek)
• Şamandıra
• Gece emniyet çakarı
• Kılavuz halatı
• Nargile hortum
• Makas
• Matkap

Yazı: Seyhan Sevinç

Kaynak: Vatan Gazetesi, Pazar Vatan Eki, 20.09.2009


:: SEPHİYE :: Aylık Sualtı İnternet Dergisi ::