NAFİLE DALMAYAN BALIKADAM


Nejat Tekin bir balıkadam Eğitmeni...

Bir hayali var: Eğitmen seviyesinde devam ettirdiği dalış hayatını, ihtiyacı olanlara yardım amacıyla kullanmak... Bu ulvi düşüncesini de 29 Ekim’de “Dünya sualtında kalma rekoru”nu Türkiye’ye kazandırıp, organizasyon gelirlerini ihtiyaç sahiplerine yönlendirerek gerçekleştirecek.

Mehmet Avadan : Adam Dalış Okulu eğitmenlerinden olduğunu biliyorum. Ne zamandan beri dalıyorsun?

Nejat Tekin: 2001’den beri dalıyorum, şu an 2 yıldız eğitmenim ve dalış eğitimleri vererek dalış hayatımı sürdürüyorum.

MA: Bu rekor denemesi nedir, nereden aklına geldi?

NT: Dünya sualtında kalma rekorunu, Internet’te dolaşırken, tesadüfen öğrenmiştim. İlerleyen zamanda bu tür bir rekor denemesini nasıl bir sosyal sorumluluk projesiyle birleştirebileceğimi düşündüm, araştırdım. Bir iş seyahati için Çankırı’ya gitmiştim. Yolda, Ilgazları çıkarken bir adam gördüm, bana ceviz satmaya çalışıyordu. Dönüşte sohbet etme imkanı buldum. Zavallı bir adam, kimi kimsesi yok. Orada aklıma geldi ki, birçok yaşlı, bakıma muhtaç insan var... Bu rekor denemesi projesiyle birleştirilebilecek bir konuydu. Oturdum düşünüp taşınıp, konuyu netleştirip bu rekor dememesini gerçekleştirmeye karar verdim.


MA: Bildiği kadarıyla, amatör de olsa bir ekip çalışması yapıyorsun. Ekipte çalışanları nasıl buldun ve bir araya getirdin?


NT: Adam Dalış Okulu’nda ilgilenecek arkadaşlara çağrı yapıp topladım. Organizasyon Kurulu, Hukuk Kurulu, Sponsorluk Kurulu gibi kurullar oluşturdum. Ancak kuruldaki arkadaşlar, işlerinden arta kalan zamanda vakit bulup ilgilenebildikleri için, ağırlıklı olarak ben vakit ayırıyorum. Bir taraftan antrenmanlarla ilgilenirken, bir taraftan da organizasyonun hatasız gerçekleşmesi için çalışıyorum. Bir arkadaşımın önerisiyle profesyonellerin bu organizasyonu yapmaları daha doğru olur düşüncesiyle iki firmayla görüşüp fiyat teklifi aldım ancak yüksek rakamlar olduğundan henüz karar veremedim. Belki profesyonel bir firma ile anlaşarak belki de arkadaşlarla kendi imkanlarımı kullanarak organizasyonu gerçekleştireceğim.

MA: Şu ana kadar sponsorluk adına anlaştığın birileri var mı?

NT: Henüz yok ama olmaması benim tercih ettiğim yöntem dolayısıyla. Önce basın yoluyla olayı bir duyurayım istedim. Sponsor olacak firmalarla 15 Haziran 2009’dan itibaren görüşeceğiz.

MA: Havuzda ya da denizde mi, bu rekoru nerede kırmayı düşünüyorsun?


NT: Bu rekor denemesini 2 x 4 x 3 m boyutlarında bir akvaryumda yapmayı planladım. Ancak bu büyüklükteki akvaryum için yerli malzeme bulunamadı. Yabancılar da yüksek bir bedel istediler. Cam düşünmüştük, camın kırılma ihtimaline karşı akrilik malzemenin daha uygun olduğuna karar verdik.

MA: Akvaryum nerede olacak?

NT: Akvaryum yapılıp, Ankara’da bir alışveriş merkezine yerleştirilecek. Bu rekor denemesi halk tarafından izlensin istiyoruz, basının izlemesini istiyoruz. Bu bakımdan alışveriş merkezlerinden birisi söz konusu olacak. Görüştüğüm alışveriş merkezleri var ancak alışveriş merkezinin hangisi olacağına henüz karar vermedim. Hatta bir alışveriş merkezi sponsor olmak istiyor.

MA: Belli bir süredir basında yer alıyorsun. Bugün ben Hürriyet Gazetesi’nin Ankara Ekinde haberini gördüm. Basının ilgi gösterdiği ve göstereceği muhakkak. Basının desteği ile sponsor arama yolunu seçecek misin, yoksa basını bu konudan uzak mı tutacaksın?

NT: Tabii ki, sponsorluk konusunda da basının desteğini almak isterim. Ancak bu konu henüz gündemde değil çünkü etrafımdaki insanların, basının bu rekor denemesine inanmalarını istiyorum. İlk konu ettiğimde hayal olarak görüldüğünü biliyordum. Giderek bu işe inanan insan sayısı arttı. Artık sponsorluk konusunda da basının desteğini alabilirim gibi. İlerleyen zamanda televizyonların da ilgi göstereceğine inanıyorum.

MA: Bu aşamada organizasyon çalışmalarını dışarıda bırakırsak, rekor için ne gibi teknik çalışmalar yapıyorsun?

NT: Bir spor sponsorum olsun, kondisyon çalışmalarını onla yapayım istiyorum. Sigara içiyorum, bırakmam lazım. 10 Temmuz benim doğum günüm, doğum günümde sigarayı bırakacağım. GATA’dan bir doktor öğrencim, sıhhatimin bugün için bu işi yapmaya yeterli olduğunu ancak sigarayı bırakırsam daha iyi olacağını önerdi.

MA: Başlangıçta hedeflediğin tarihlerin neresindesin? Hedefin uzaklaştı mı yoksa daha öne mi aldın?

NT: Hayır tarih olarak düşündüğüm yerdeyim. 21 Ekimde başlayacağım rekor kırma denemesini, 29 Ekim 2009’da tamamlayıp, rekoru kırmak istiyorum. Anlamlı bir günde rekor kırmış olacağım.

MA: Bu rekor denemesi sağlığınla ilgili birtakım gelişmeler gösterebilir. Bu konuda bilgi almış olduğunu biliyorum. Biraz anlatır mısın?

NT: Riskleri araştırdım. Mesela, üst deri tamamen kalkıyor. Akciğerlerle ilgili birkaç risk olduğunu öğrendim. Çapa Tıp Fakültesinden Şamil Hoca’yla konuştum. Suda uzun süre kalmamdan dolayı aritmi gelişebileceğini söyledi. Aritmi geliştiği hissedilmez ise kalbin durabileceğini öğrendim.

MA: Daha ileri yaşlarda da bu rekorun kırıldığını biliyoruz. Mesela Namık Ekin bu rekoru kırmış ve belli bir süre de elinde tutmuştu, şimdi kimde rekor?

NT: ABD’li sihirbaz David Blaine’de. New York’taki Lincoln Center’da hazırlanan özel bir havuz içerinde 176 saat kalarak rekor kırmış. Mesela Namık Ekin Guiness’e başvuruda bulunmadığından, rekoru Guiness tarafından tanınmıyor. Aslında David Blaine’in de başvuruda bulunup bulunmadığını da bilmiyoruz. Guiness’e 21 Nisan’da başvurdum ve hangi rekoru kırmam gerektiğini sordum. Ancak Guines prosedürü gereği bu soruya bir buçuk ay içerisinde cevap verebiliyor. Henüz bir ayı geçti, bekliyorum.

MA: Her halükarda 120 saat gibi bir süre sualtında kalman gerekecek. Bu süre içerisinde sualtında normal hayatını devam ettirmeye çalışırken, sıkılmayacak mısın? Veya sıkılmaman için bir takım aktiviteler yapacak mısın?

NT: Bununla ilgili eski rekortmenler ne yapmış diye araştırdık ancak pek bir şey bulamadık. Hatta Namık Ekin’in dahi sıkılmamak adına ne yaptığına ulaşamadım. Ancak kendimiz bir şeyler düşündük: Santraç, tavla oynayıp, kitap okuyacağım. Kitabın yaprakları ıslanmaz bir malzemeyle kaplanacak. Suya batan malzemeden yapılmış özel tavla ve santraç takımları olacak.

MA: Kitap derken, belli bir seçimin var mı? Yani şu anda kitabın ismini verebilir misin?

NT: Açıkçası, henüz araştırmaya devam ediyorum. Herkesin sevebileceği, herkese faydalı olabilecek bir kitap olacak. Bir anlamda kitabı da tanıtmış olacağım.

MA: Belki de kitap, sponsorlardan birisi olacak.

NT: Olabilir tabii. Aslında sabah 10:00 ile akşam 22:00 arasında vakit geçirmemde pek sorun olmayacak gibi. Gelenler, gidenler... Diyafonla konuşmalar olacak.

MA: Yemek içmek gibi ihtiyaçların içinde bir şeyler düşünmüş olmalısın, bu konuda neler söyleyebilirsin?

NT: Katı atığı bulunmayan bir besin araştırdık ve bir ilaç firmasında bulduk. Hiç katı atık oluşmuyor. Diyetisyen kontrolünde 4 öğün bu besinden almam gerekecek. Rekor denemesinden 4-5 gün önce bu besini kullanmaya başlayacağım. Böylece bağırsaklarım boşalmış olacağı gibi, besine de adaptasyon sağlamış olacağım. Bu katı atığı olmayan besin ve su gibi içecekler de pipetle kolayca içilebiliyor. Full-face maske kullanacak olursam, yan tarafında pipet kullanımına uygun bir kısım var ondan faydalanacağım. Zaten diyetisyenlerin söylediğine göre dört öğün alacağım sıvı haldeki besin toplam 1 litre.

MA: Adaptasyon süresini de ilave edersek, bu sıvı besinle yaklaşık 10-11 gün civarında besleneceksin. Bunu herhangi bir yan tesiri olacak mı?

NT: Olabilir. Bazen ilk etapta bağırsakları bozabiliyor. Bu sebeple rekor denemesi öncesinde adaptasyon sağlanması gerekecek. Son 4-5 gün, antrenmanlar süresinde de kullanacağım.

MA: Katı atık olmadığına göre büyük tuvalet ihtiyacın olmayacak, küçük tuvalet ihtiyacını nasıl gidereceksin.

NT: Özel bir takım sondalarla yapılabilir olduğunu biliyorum, uygulayacağım.

MA: Bildiğim kadarıyla her konumda kolayca uyuyabilen birisin ancak sualtında uykunun nasıl olabileceğini düşünemiyorum. Bu konuda ne yapacaksın?

NT: Açıkçası zor olacak. Antrenmanın birinde denedim, oluyor ancak zor oluyor. Uyku halinde nefes almakta zorlandım. Nefes almayı kolaylaştırmak için ne yapılabiliri araştırıyoruz.

MA: Özel bir düzenekle mi soluyacaksın, değilse full-face maske yeterli olacak mı?

NT: Full-face maske yeterli olacak ancak daha kolay nefes alabilmem için belki küçük ayarlamalar yapılacak. Cenk Hocam araştırıyor.

MA: Sualtında uyku sırasında herhangi bir ters duruma karşı önlemin olacak mı?

NT: Evet. Elbisemin altında, vücuduma bağlı bir düzenek yardımıyla sürekli olarak bir monitörden izleneceğim. Kalp ritmi, nabız gibi değerler sürekli izlenecek.

MA: Rekoru kırdıktan sonra her hangi bir sağlık problemi yaşaman söz konusu olacak mı? Ya da derin değiştikten sonra hiç problem kalmayacak mı?

NT: Yaklaşık 4-5 gün hastanede gözlem altında kalacağım. Doktorların dediğine göre bu süre içerisinde deri değişimimi kolaylaştıracak besin destekleri de almam gerekecek. Normal yiyecek yiyebilinceye kadar da sıvı besin almaya devam edeceğim.

MA: Olası sağlık problemlerini veya kontrollerini üstlenecek birisi var mı?

NT: Sağlıkla ilgili sorunların çözümünde bir hastane söz konusu olacak ve bu hastanenin de sponsorlar arasında olması planlandı. Gata’dan yardım alacağım. Bu konuda birtakım araştırma da yapacaklar.

MA: İzleyicilerin ziyareti sırasında merak ettikleri olacaktır. Bu meraklarını gidermek açısından sorularını cevaplayabilecek bir organizasyon olacak mı?

NT: Bu konuda Adam Dalış Okulu yardımcı olacak. Rekor denemesi sırasında, akvaryuma yakın konumda, soruları cevaplayacak ya da scubayı tanıtmakla görevli arkadaşlarım olacak. Görevli arkadaşlarım, ziyaretçilere, alışveriş merkezinin açık olduğu süre içerisinde sürekli yardımcı durumda olacaklar.

MA: İnanarak başladığından şüphem yok ancak bu güne gelinceye kadar inancını sarsacak bir şey oldu mu? Kafanda hiç “acaba” oluştu mu?

NT: Hayır, aksine ilk güne göre daha da inanıyorum, başaracağımdan eminim.

MA: Basında çıkıyorsun, televizyonlarda görüleceksin. Daha tanınmış olacaksın. Bu konuda rahatsızlık duyacak mısın?

NT:
Sanmıyorum.

MA: Yeri gelmişken söyleyeyim, basında çıkan fotoğraflarını beğenmedim. Çok başarılı veya seni tanıtan fotoğraflar değil.

NT:
Bu konuda da sualtı fotoğrafçısı hocalarımdan yardım isteyeceğim. Elimdeki çok az sayıdaki fotoğrafımı basına verdim. Fotoğrafçı hocalarımla bu sorun çözülür gibi.

MA: Bu rekor denemeni, başka birileri de yapıp rekorunu kırsa ne hissedersin?

NT:
Hocam, rekorlar kırılmak içindir.

MA: Rekorun tescili için Guiness temsilci bulunduracak mı?

NT:
Evet, Guiness’ten hakem istedik. Aslında hakem istemeden de belli prosedür uygulanarak rekor tescil edilebiliyor ancak uzun bir süre. Hakem olduğunda sudan çıktığınızda rekorunuz tescil edilebiliyor.

MA: Guiness bu aşamada sana destek oluyor mu?

NT:
Guiness’te sponsorluk gibi bir durum söz konusu değil. İstediğimiz hakemin de masraflarını karşıladığımız gibi ücretini de ödemek durumundayım. İstenirse basına açıklamayı Guiness hakemi yapabiliyor ama biz bu görevi kendimiz yapacağız.

MA: Hakem gelmezse ne yapacaksın?

NT:
Gelmemesi söz konusu olur mu bilmiyorum ancak Guiness olmasa da ben bu rekor denemesini yapacağım.

MA: Pekala, rekoru kırdın diyelim. En azından ben bu gayret ve kararlılığı sende görüyorum. Bu rekoru kırarak neyi başarmış olacaksın? Duyguların ne olacak?

NT:
Bir kere bu tür projelere devam etme kararım var. Bu başlangıç olacak. Sonuçta rekoru kırıp sudan çıktığımda neler hissedeceğimi hayal edemiyorum.

MA: Aslında her aktivitenin bir amacı ve mesajı olabileceğini düşünüyorum. Senin de rekoru kırarak vermek istediğin bir mesaj var mı?

NT:
Her şeyden önce kendime güvenim artacak. Gerçi bugüne kadar yapmak isteyip de yapamadığım bir şey olmadı ama bunun hazzı başka olacak. Namık Ekin’den sonra rekor kıran Amerikalı, sualtında “Hello Turk” yazıp suüstüne göndermişti. Ben de rekoru kırıp, “Hello David” yazarak cevap vermek istiyorum. Zaten programımda rekor kırdığım anda bir Türk bayrağını öperek denemeyi sonlandırmak ve o bayrağı da Genel Kurmay Başkanımıza hediye etmek de var. Bu beni için ayrı bir sevinç olacak. Tabii işin özünde bu işi yaparak kaç yardım derneğine faydalı olduğumu, kaç yardıma muhtaç kişiye yardım edebildiğimin, kaç tekerlekli sandalye alabildiğimin muhasebesini yapacağım. Bu gerçekten önemli.

MA: Güzel duygular içerisindesin, devamı da olacak diyorsun.

NT:
Evet hayatımın geriye kalan kısmında bu projeler hep olacak.

MA: Bu güzel sohbet/röportaj için çok teşekkür eder başarılar dilerim.

NT:
Ben teşekkür ederim.

41 yaşındaki balıkadam Nejat Tekin’in kararlılığını, hem basında yazılanlardan hem de kendisini daha önceden de tanıyor olduğumdan biliyordum. Ancak bu rekor denemesini yardım derneklerine, yardıma muhtaç insanlara yardım etmek amacıyla yaptığını bilmiyordum. Allah utandırmasın.

İyi Dalışlar,

Röportaj: Mehmet AVADAN


:: SEPHİYE :: Aylık Sualtı İnternet Dergisi ::