Tüy Deniz Yıldızı / Bodrum
Fotoğraf : Mehmet AVADAN

Uzunluğu en çok 25 cm. olabilen Yazılı Hani kendi türünün tipik bir örneğidir. Belli bölgelerde yalnız yaşar. Levrek balığı ailesindendir. Kendisinden küçük balıklar, Karides gibi kabuklularla beslenir. Yaklaşık 30 m. derinlerde, belirli bölgelerde yalnız yaşar. Baş kısmındaki çeşitli renk ve süslemelerden "yazılı" ismini alır. Üremeleri Mayıs - Haziran olup
cins ve türlerine göre
18 - 900 bin yumurta döker.





BODRUM'DA BİR KAFA DALIŞI

Teknemiz Küçük Resif'te demirli, ancak biliyordum ki biraz sonra Büyük Resif'e hareket edip, oraya demirleyecekti. Sualtında kimse yoktu ancak teknede henüz bir hareket de görülmüyordu. Bu boşlukta Möge ile konuşarak kafa dalışı yapmağa kara verdik. Aslında önce “bilmem ki...” makamında birşeyler söylediyse de benim yüksek perdeden yaptığım akord sonucu kabul etti. Demokrasiyi bunun için seviyorum, Allah yokluğunu göstermesin!
Kafa dalışı yapmamızın uygun olup olmadığını Tekne Amirimiz Yalın Hoca'ma sorarak kesinleştirdik. Normalde zaten hayır demeyeceğini biliyordum ama olur ya tüp yeterli değildir, zaman yoktur vs. Nitekim teknenin birazdan hareket edip Büyük Resife demir atacağını ve orada dalmamızın daha uygun olacağını söyleyerek dalış planımızda ufak bir düzeltme yaptı.
Hazırlandık, kuşandık, atladık suya... Tabii ki bu haftasonu ilk kez denediğim fotoğraf makinemi de yanıma alarak. Su 17-18 derece, güneş batıya yönelmiş, deniz hafif dalgalıydı. Okeyleşip dalışa geçer geçmez sağ kulağımı açmakta zorlandığımdan, belli bir süre kulak açma problemimi de ... [Devamı]

MONACHUS MONACHUS

Denizkaplumbağalarının dışında nesli tükenmekte olan bir diğer tür de Akdeniz fokları. Bu sayımızda, bu sevimli canlıların yaşamına ve onları tehdit edenlere bir bakış atıyoruz. Yüzyıllar önce Homeros, Yunan sahillerinde gezinen fok sürülerini Odysseia'sında betimlemişti-bizler için cenneti andıran, fakat o zaman için olağan bir sahne. Homeros'un zamanında Akdeniz fokları doğada önemli bir yere sahipti. Bugün ise Monachus Monachus (Akdeniz foku) yeryüzünde nesli tükenmekte olan bir numaralı deniz ......... [Devamı]

BANA GERİ DÖNÜŞ YOLUNU GÖSTER...

Doğal navigasyon ile basit pusula becerilerini birleştirmek ihtiyacınız olan nereye gitmeniz gerektiği sorusunu cevaplayacaktır. Geçenlerde bir arkadaşımla Florida Key'lerinde dalıyordum. Sığ bir resif üzerinde şartlar iyiydi; akıntı yoktu ve görüş yeterliydi. O bir ıstakozu bense fotoğraf makinemin vizörünü takibediyordum. Resif üzerinde bakınırken, herbirimiz meşgul olduğumuz konularda çokça zaman harcayıp sonunda birbirimize bakarken karşılıklı işaretlerimiz “Tekne nerede?”ye dönüşürken bir diğerimizin bu sorunun cevabını biliyor olduğunu düşünüyorduk. Ancak her ikimiz de bilmiyorduk. Etrafta dolanarak yüzeydeki teknenin gözümüze çarmasına çabaladık.Bir şüpheye düştüm.. [Devamı]

ASTIM ve TÜPLÜ DALIŞ

İnsanoğlunun planlarını daima bozan doğa, şu ıssız koyun eteklerine kadar yapışmış maviliklerde öylesine egemen olmuş ki, burasını yeni dünyanın palet basılmamış çengeline dönüştürmüş. Bu uçucu sis ve huzur ve dinsel hüzün ve özgürlük ve canlılık... Su altı dünyasından günlük yaşam görüntüleri, monotonluk, hareketlilik, yaşamın alabildiğince devam ettiğinin farkına varmanın coşkusu, hiçbir karesini kaçırmak istemediğiniz, tüm repliklerini ezberlemeye çalıştığınız görkemli bir sanat yapıtı, artık bir ziyaretçiden öte olma duygusu, bir hayal anı, sakinlik, yüce bir vahşilik, bir pazar yerinin coşkusunu andıran görüntüler; o gün aşağısı bir kent kadar kalabalık, bir yuva kadar titreşimli, bir mezar kadar ıssız, bir ülke kadar canlı... Mavi dünyanın verdiği bu devasa huzurun devamlılığı, onun süresiz devam edegelenliği karşısında, onun........ [Devamı]

KÖPEKBALIKLARINI SEVMEYİ ÖĞRENDİM

Türkiye'nin ve dünyanın onca sorunu varken ben Hint Okyanusu'nun ortasında rüya gibi bir adadaydım.Bu yüzden herşeyden önce herkesten özür diliyorum. Hepimizin doğduğu bir gün oluyor ya, yaş günü diyoruz ona, hani büyümemizi kutluyoruz, senede bir tane benim de onlardan oluyor, büyüyüp büyümediğimden emin değilim ama o günlerde kendime bir hediye verip, buralardan çekip gitmeyi tercih ediyorum. Israr edenler varsa, doğduğum için de özür dileyebilirim. Gibi... Ölçülü bir girişten sonra, bakın yeteri kadar geri çektim kendimi, iki kere özür de diledim, daha küçülemem, cebinize de giremem, n'apim yani gittim, Kopenhag yerine ........ [Devamı]

DOKULAR VE YARILANMA ÖMÜRLERİ

Dalış esnasında, nitrojen her dokuda farklı hızda çözünür ve bu olay doğrusal değil, eksponensiyal bir şekil izler. Dalış sonunda ise bu olayın tam tersi gerçekleşir; nitrojenin atılım hızı dokudan dokuya değişir ve yine eksponensiyal halde gerçekleşir. Dekompresyon hastalığı (vurgun), en basit tanımıyla, dalış sırasında dokularda çözünen nitrojenin, çıkışta ortam basıncının azalması sonucu kabarcıklar oluşturarak vücutta tıkanıklıklara yol açmasıdır. İlk başlarda kezon işçilerinde görülen bu hastalık için, 1900`lü yılların başından beri bilimadamlarınca birçok çalışma yapılmıştır. Bunların başında da, dalgıçların güvenli bir çıkış için kullandıkları dalış tabloları gelir. Ayrıca günümüzde dalış tablolarının mantığını esas alan birçok dalış bilgisayarı da dalgıçların ana ekipmanlarından biri olmuştur. Dalış bilgisayarlarının özelliklerine bakıldığında; sıcaklık ölçümü, yaptığı uyarılar (çıkış hızı uyarısı, vb.), maksimum derinlik ve kullanılan pil ile ilgili özellikler yer alır. Ancak bütün bu teknik özellikler yanında, bilgisayarın algoritmasının dayandığı temelleri ve bunun ne ifade ettiğini bilmekte yarar vardır. Her bilgisayarın veya tablonun hesaplamalarında kullandığı doku sayısı aynı değildir............ [Devamı]

SUYUN ALTINDAKİ HAZİNE

Çanakkale, hikâyeleri suyun altında da devam eden bir kent. Boğaz, suyun yüzeyinde yoğun bir trafiği, derinlerinde doğanın ve tarihin sessiz tanıklarını barındırıyor.Bu sefer objektifimizi diplerinde sakladığı tarihi, ilginç ekosistemi ile Çanakkale ve Boğazı'nın gizemli dünyasına çeviriyoruz. Tarihsel dokusu, savaşları, efsaneleri ile sürekli araştırmaya değer, Karadeniz'i Ege'ye bağlayan bu önemli geçitin bizi her dalışımızda şaşırtabildiğini hemen ...... [Devamı]

YÖN TAYİNİ

Bazı araştırmalar doğada hareket edenlerin bir süre sonra yön duygusunu kaybettikleri ve kaybolduklarını doğrulamaktadır. Doğada etkinlik yapanlar çoğu kez umdukları yere ulaşamadıkları gibi nerede olduklarını bilememektedirler. Son yıllarda ülkemizde doğada etkinlik gösteren kişilerin sayısı artmıştır. Bu sayı artışı beraberinde kaybolma olaylarını da getirmektedir.Yön tayini çok kesin ve net olmalıdır. Doğada etkinlikleriyle ilgili bir kişi net olarak nerede olduğunu bilmeli veya kaybolduğunu kabul etmelidir.
Pusula ve şimdi öğreneceğimiz yöntemlerle yeryüzünde ancak yön tayini yapılabilir. Yani ancak istenen rotaya sadık kalmak mümkün ...... [Devamı]

a r ş i v

---------------------------------| 2008 |---------------------------------

Mart'08

---------------------------------| 2007 |---------------------------------


---------------------------------| 2006 |---------------------------------


:: SEPHİYE :: Aylık Sualtı İnternet Dergisi ::